Mustafa Tahralı Hoca’ya vefa

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 26/09/2026, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Mustafa Tahralı Hoca’ya vefa

Behçet Necatigil, Ziya Osman Saba hakkındaki bir yazısını şu cümlelerle bitirir:

“Ne zaman bir şiir yazmaya kalksam önümde hep Ziya Osman Saba. İnsanın bir kaderi gibi, bir ya da ancak birkaç şairi olmalı.”

Bazılarını bu köşede okurlarımla paylaştığım İslâm sanat nazariyesi esaslı yazılarımı yazarken, benim önümden hiç ayrılmayan isim ise Mustafa Tahralı Hoca’ydı.

Şair değilim; Tahralı Hoca’nın şiir yazıp yazmadığını da bilmiyorum. Ama Necatigil’in şiir vurgusuna dikkat kesilmem normaldi. Çünkü bizde şiir ilimden, ilim de edepten ayrı değildir. Bu nedenle bazı ilim adamları bize bildiklerinden önce bilmenin edebini öğretirler.

O halde, bulduğu her fırsatta ezan okuyan ama namaz kıldırma ve hutbe okuma taleplerine karşı, “Sabah namazını kıldırırım, ezanı okurum ama hutbe okumam” diyen bir babanın evladı olarak Tahralı Hoca’nın hep önümde olmasından daha doğal ne olabilir?

Çünkü bu tavır, bilenin konuştuğu, bilmeyenin bilene havale ettiği bir kültür iklimine aittir. O iklimde yetişmek hem kendi haddini hem de ilmin haddini bilmek demektir.

Bu nedenle Tahralı Hoca’nın asıl ilmî hususiyetini biyografisinden çok, tasavvufa nasıl baktığında aramak gerekir.

Ona göre tasavvuf, dışarıdan alınmış kavramlarla kolayca açıklanabilecek bir saha değildir. Yunus’u, Mevlânâ’yı yahut İbn Arabî’yi başka bir felsefenin veya ideolojinin kavramlarına tercüme ederek anlamaya kalkmak, onları söylediklerinden başka bir şeye dönüştürebilir.

Bu nedenle genç araştırmacılara önce “Tasavvuf ne diyor?” sorusunu sormalarını; klasik eserlere ve şârihlere başvurmalarını tavsiye eder.

Bu, sadece bir metodoloji tercihi de değil, bir düşünceyi kendi aklıyla ve diliyle işitme terbiyesidir.

Sanırım Tahralı Hoca’nın ilim hayatımızdaki önemli hizmetlerinden biri tam burada ortaya çıkar: Modern akademinin araştırma usullerini öğrenmiş fakat tasavvufu o usullerin kavramlarına teslim etmemiş; Batı’yı bilmiş fakat Doğu’yu Batı’nın diliyle yeniden adlandırmaya heves etmemiş; tasavvufu sevmiş fakat sevgisini ilmî hükmün yerine koymamıştır.

Ahmed Avni Konuk’un Fusûsu’l-Hikem Tercüme ve Şerhi ile karşılaşması da bunun güzel örneklerindendir. Vahdet-i vücûd üzerine çalışmayı düşündüğü sırada merhum Selçuk Eraydın’ın kendisine verdiği Konuk’a ait el yazması defterlerde tam da peşinde olduğu vücûd, adem, vahdet-i vücûd ve vücûd mertebeleri bahisleriyle karşılaşır.

Sonrası büyük bir emeğin hikâyesidir: Eraydın’la metni yeni harflere aktarmak, tashih etmek, baskıya hazırlamak, kurşun dizgi devrinde tekrar tekrar matbaaya giderek yanlışları düzeltmek... Böylece Tahralı Hoca yalnız kendi eserini yazmak yerine, kendisinden önceki bir âlimin eserini yeniden ilim hayatına kazandırmayı seçer.

Burada yine aynı edep vardır: İlim her zaman yeni bir şey söylemek değil, bazen söylenmiş fakat unutulmuş olanın üzerindeki örtüyü kaldırmaktır.

Tahralı Hoca’nın araştırmacıyla mutasavvıf arasına koyduğu mesafe ise daha da öğreticidir.

Tasavvuf araştırmalarında geçmişin mümkün olduğunca doğru tespit edilebileceğini, fakat mutasavvıfın yaşadığı hâl hakkında araştırmacının aynı rahatlıkla konuşamayacağını söyler. “Kendisi mütevekkil olmayan insanın tevekkülden eser yapması zor” der. Fenâfillâhı yaşamayan araştırmacının Mevlânâ gibi bekâ hakkında konuşamayacağını hatırlatır.

Bu, akademik bilgiyi küçümsemek değil, akademik bilginin de bir haddi olduğunu bilmektir.

Hutbeye çıkmayan baba ile tasavvuf araştırmacısı olan evladı arasında uzanan o ince çizgi… Tahralı Hoca’nın ilmî şahsiyetini belki de en iyi bu çizgi anlatıyor.

Üstelik bu ihtiyat onu ilimden geri çekmez. Bilakis tasavvuf araştırmalarının daha ileriye götürülmesini; Arapça, Farsça ve Batı dillerini iyi bilen araştırmacıların yetişmesini, ihtisaslaşmayı ve Türkiye’de belli merkezlerin belli alanlarda dünyanın en iyileri arasına girmesini ister.

Fakat önce neyi bilip neyi bilmediğimizi bilmek şartıyla...

İlmin usulünü, kavramın hakkını gözetmek; bir geleneği kendi diliyle dinlemeden onun adına konuşmamak; anlamadığımız yerde anlamış gibi davranmamak şartıyla...

Tahralı Hoca’nın tasavvuf ilmine yaptığı hizmeti bu nedenle yalnız kitaplarının, tercümelerinin ve yetiştirdiği talebelerin sayısıyla ölçemeyiz.

O, Türkiye’de tasavvufun yeniden akademik bir araştırma sahası hâline geldiği dönemin öncü hocalarından biri olmakla kalmadı; bize bir okuma ahlâkı da öğretti:

Metnin üzerine kendi gölgemizi düşürmeden ona yaklaşmayı; kavramı açıklarken onu başka bir kavramda eritmemeyi; mutasavvıfı araştırırken onun yaşadığı hâli yaşamış gibi konuşmamayı; geleneği severken sevgimizi ilmî hükmün yerine koymamayı...

Bunların hepsini birleştiren şey ise galiba çocukluğundan beri yanında taşıdığı o edeptir.

Biz de vefayı vedaya bırakmadan söyleyelim:

Allah Mustafa Tahralı Hocamıza sıhhat ve afiyet içinde hayırlı, bereketli ömürler versin. İbn Arabî’den Mevlânâ’ya, Ahmed Avni Konuk’tan René Guénon’a ve bugün tasavvuf araştırmalarını sürdüren yeni nesillere uzanan ilmî hizmetlerini bereketlendirsin.

Rabbimiz onu önümüzden eksik etmesin.

Mustafa Tahralı
Mustafa Tahralı
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026