ABD Başkanı sosyal medya hesabından, ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nı şöyle değerlendirdi; “S. Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın bu anlaşmayı imzalamış olmalarını görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Anlaşma,
Ortadoğu’nun bir araya geldiğini
ve ülkelerin kendilerini daha etkili şekilde savunabileceklerini ortaya koydu. Bu büyük, cesur ve önemli bir adım.”Tabii, “inanılmaz” da demiş. Matbu olduğu için almadım…
ABD’nin, İngiltere’nin, NATO’nun, vs, anlaşmayı desteklediklerini zaten biliyoruz. (Türkiye-S.Arabistan-Pakistan: Bakın şimdi kaç taş yerinden oynayacak!’, 08/08) Bunun üzerine bir tartışma da var; bölge dengelerini Türkiye’nin lehine mi aleyhine mi geliştireceği üzerine. Ama artık ıslak imzalar kurudu ve nereye varacağını hep birlikte takip edeceğiz…
Açılışı bununla yapmamızın sebebi bölgede bağlantılı diğer gelişmeler. Çünkü Mekke Anlaşması, büyük resmi değiştiriyor ama orta paletteki renkleri kullanıyor…
ABD Başkan Yardımcısı 8 Ağustos’ta Hindistan Başbakanı Modi ile bir telefon görüşmesi yaptı. Washington-Yeni Delhi hattı bir süredir limoni. ‘İlişkiler koptu’ denecek durum yok ama soğukluk var. Bu yüzden Vance’in telefonu, Mekke Anlaşması zamanlamasında ve Yunanistan-Rum Kesimi-İsrail’in ortağı olan Hindistan bilgisi dahilinde heyecan yarattı. (Trump, Modi’yi o kadar çok ve ağır aşağıladı ki, Vance’in araya girmesi biraz bu yüzdendir.)
Şu sıralar malûm Batı konjonktürü nedeniyle fazla yüz vermiyoruz ama Çin ve
Rusya
arasındaki fiili ittifak Batı’yı zorlamaya devam ediyor. Bunun bir ucu da İran
elbette. Trump’ın ağzından her gün başka plan, bir barış bir savaş açıklamaları gündeme gelse de, genel kabul gücünü koruyor; ABD yenildi…Yenilgi coğrafyasını genişletenler de var;
Batı Asya’da artık ABD kontrolünde, liderliğinde bir düzenden söz edilemez
. Bunun tersi, Ortadoğu’da artık Çin ve Rus kontrolünde, liderliğinde bir düzenden bahsedilemez. Keza, Transkafkasya
’da güçlü Batı atakları gelişmekle birlikte maç henüz ortada. İran ve Ukrayna savaşlarıyla da çok bağlantılı işler bunlar…***
ABD politikalarının adı geçen bölgede çıkmaza girdiğini savunanlardansanız ve-dahi Kasım’daki ara seçimleri de vurabileceğini düşünüyorsanız, bölgedeki diğer gelişmelerle birlikte ABD-Hindistan temaslarını ayrı bir gözle okumak zorundasınız…
ABD bölgedeki üstünlüğünü yerleşik metodlarla koruma çabası geçici çözüm;
petrol, İsrail’in güvenliği, müttefiklerinin kendini ona bırakması ve tabi herhangi bir gücün kendisine meydan okumaması
. Bunun yanında, Amerika’nın bölgedeki varlığını daraltması, kimine göre çekilmesi konuları da gündemde. Sebebi, ABD’nin yukarıdaki konuları sağlamada zorlanıyor
oluşu! İşte ABD-Hindistan arasındaki yeni temaslar bu panorama önünde gerçekleşiyor…Nitekim Hindistan Başbakanı şöyle açıklama yaptı; “ABD Başkan Yardımcısı Vance’ten bir telefon aldım. ‘Hindistan-ABD Kapsamlı Küresel Stratejik Ortaklığı’nı kritik alanlarda daha da derinleştirmenin yollarını ele aldık”…
Bu konuşmayla birlikte iki ülke bürokratik ve diplomatik ayakları hızlandı. Duyulan sesler, ABD-Hindistan “ortaklığının” hayati önemdeki küresel güvenlik sınamalarını masaya yatırdıklarıdır…
***
‘İki ülkenin ortak ve yakın ilk güvenlik sınaması nedir’ diye sorduğumuzda, yanıt İran olur. Ve bu yanıt Trump’ın siyasi kariyerini, seçim başarısını, geriye kalan Başkanlık süresinin gücünü/işlevselliğini tehdit ediyor. ‘Bildiğimiz çıkışlar’ başlığı altına alınsa da, Trump’ın
Hürmüz Boğazı’nı Amerikan toprağı yapacağına
dair söylemleri, hatta, “Umman önümüze çıkarsa onu da bombalarız
” sözleri aslında bu gerilimin tezahürü…Bugün İran konusunda ABD’nin daha ileri gitmesini engelleyen sadece iki konu var; bir, askeri kapasite, iki, Körfez ülkelerinin ayak sürümesi. İçlerinde Tahran ile gizli görüşmeler yapanlar bile var.
Hasılı, ‘Mekke Anlaşması’nın imzalanmasının ertesi günü ABD-Hindistan üs düzey görüşmesinin gerçekleşmesi tesadüfî değildir…
O halde, “ABD Hindistan’dan İran konusunda bir şey istiyor” diyebiliriz, artı Washington Mekke Anlaşması’nı destekliyorsa, istediği şey İran’la da ilgilidir…
Ve bu verili akıl yürütme doğru ise Amerikan beklentisi İsrail çıkarları doğrultusundadır!
***
Bunu bağladıktan sonra, son 3 gün içinde gelişen olayları sadece başlıklar halinde derleyelim…
Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump’ı aradı. Bir kaç saat sonra İngiltere Başbakanı’nı aradı. İran İHA’ları, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani’nin özel ofisini ve istihbarat şefinin konutunu vurdu. Barzani durumu, “tehlikeli tırmanış” olarak nitelendirdi. Dışişleri Bakanı Fidan, Tahran’ı aradı.
Amerikan Axios haber sitesi, ABD’nin İran Devrim Muhafızları ile Barzaniler aracılığıyla gizli temas kurduğunu duyurdu. Devrim Muhafızları, “Savaş, ABD ile varılan mutabakat temelinde sona ermeli” açıklaması yaptı. İran Dışişleri Bakanı da, “en büyük engel İsrail” dedi…
Mısır, Katar ve Türkiye’nin katıldığı toplantıda Damat Kushner ve ekibi Hamas ile görüştü. Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze’den çekilmesini içeren yol haritası ele alındı…
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Ukrayna’ya mühimmat satış planı hakkında, “ikili ilişkilere ağır darbe, güven sarsıcı” ve “akıllarından ne geçiyordu” ifadelerini kullandı. Türk dışişleri henüz açıklama yapmadı. Rusya, Türkiye’nin Karadeniz’deki operasyonların karşılıklı durdurulması girişimlerine, “Geçici nefes aldıracak yarım önlemlere gerek yok” yanıtı verdi…
Bunlar gibi pek çok emare, Mekke Paktı’nın, bölgesel sorunların sönümlenip küresel cephelerin yakına geldiği dönemde kantara çıkacağını gösteriyor.

