İsrail Türkiye’yi bir “erken çatışma”ya çekmek istiyor. Peki Türkiye niye müdahale etmedi? Saldırılar devam edecektir. Türkiye-İsrail coğrafyanın tamamında savaş halinde. “Acımasız intikam” İsrail’e yönelir. Tel Aviv’i yok eder, Kudüs’ü kurtarır. Tarihte bir sayfa daha açılır.

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 20/08/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
İsrail Türkiye’yi bir “erken çatışma”ya çekmek istiyor. 
Peki Türkiye niye müdahale etmedi?
Saldırılar devam edecektir. 
Türkiye-İsrail coğrafyanın tamamında savaş halinde. 
“Acımasız intikam” İsrail’e yönelir. 
Tel Aviv’i yok eder, Kudüs’ü kurtarır.
Tarihte bir sayfa daha açılır.

İsrail savaş uçakları, 18 Ağustos Salı günü, Suriye sınırından üç yüz kilometre içeriye girip, Türkiye sınırına altmış beş kilometre mesafede bulunan, aktif olarak kullanılmayan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı bombaladı.

İsrail’in Suriye’ye yönelik hava saldırılarında uzun süre bir sessizlik yaşanmıştı. Suriye topraklarına yönelik işgal ve kara saldırıları ise ara ara devam ediyordu. Son saldırı, başka bir şeyin planlandığına, başka bir ajandanın takip edildiğine işaret sayıldı.


“TÜRKİYE’YE MESAJ VERDİK.”

“TEPKİ GELENE KADAR DEVAM EDECEĞİZ.”

Suriye ve Türkiye’nin sert tepkisine neden olan saldırı, ABD tarafından da net bir şekilde “eleştirildi”. Saldırının, bir Türk heyetinin üssü incelemesinden hemen sonra yapıldığı iddia edildi. Doğrudan Türkiye’ye mesaj olduğu, Türkiye’nin tepkisini ölçme amacı taşıdığı açık.

İsrail Başbakanlık Ofisi; Suriye’nin topraklarında Türkiye’nin yerleşmesine imkân verdiğini, buna izin vermeyeceklerini açık açık duyurdu. Bu açıklama, tek başına, saldırının doğrudan Türkiye’yi hedef aldığının göstergesiydi.

İsrail basını ise, Türkiye’nin saldırıya vereceği tepkiyi görmeyi beklediklerini yazdı. Onlara göre; “Eğer tepki yoksa, bu İsrail’i diğer sahâlâra, uçaklara ve insansız hava araçlarına doğru ilerlemeye davet eden bir zayıflık” görülecekti.


ABD ELÇİSİ: TÜRKİYE İSTESE MÜDAHALE EDEBİLİRDİ AMA ETMEDİ…

Açık açık bir provokasyon, savaşa davetiye, Türkiye’ye kurulan bir tuzak hissediliyordu. İsrail tarafından “planlanmış bir ajanda” için Türkiye tahrik edilmek isteniyordu.

Tam burada ABD’nin Türkiye ve Suriye Büyükelçisi Tom Barrack; “Türkiye İsrail uçaklarının kuzeye geldiğini tespit etti. İstese müdahale edebilirdi. Ama etmedi” dedi.

Bu açıklama her ne kadar “Türkiye’nin sağduyusu”na vurgu yapıyor olsa da, İsrail’de planlanan, Türkiye’nin karşı saldırısını kesin gören bir plana da işaret ediyor olabilir.


TÜRKİYE’NİN TEPKİSİNİ BİLE PLANLAMIŞLAR!

Barack’ın başka cümleleri de vardı: “Türkiye önceden bilgilendirilmedi” dedi. İsrail saldırısında Türkiye önceden neden bilgilendirilsin. Bir tuhaf durum var burada. Ayrıca “Türk-İsrail askeri çatışmasına bir adım kalmıştı” dedi. “Türkiye istese İsrail uçaklarını durdurabilirdi” dedi.

Bu cümlelerin her bir tek tek değerlendirilmeli. Her ne kadar ABD Büyükelçisi Türkiye’nin “olgunluğuna” vurgu yapıyor görünse de, sanki bütün cümleler Türkiye’nin karşılık vermesi ezberine, beklentisine işaret ediyor. Sanki İsrail saldırısının ABD tarafından bilindiğine ve önlenmediğine işaret ediyor.


YENİ SALDIRILAR OLACAK… TÜRK-İSRAİL SAVAŞI BÜTÜN CEPHELERDE DEVAM EDİYOR!

Peki bu saldırıdan sonra İsrail’in yeni saldırıları olur mu? Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını doğrudan hedef alır mı? Bugüne kadar “zararsız” ve boş üsleri bombaladı. Bundan sonra “askeri kayıplar”a yol açacak denemeler olabilir mi?

Hepsine tereddütsüz “evet” diyorum. Ve net bir şekilde şunu ifade edeyim: Türkiye İsrail ile zaten savaş halinde. Bu savaş Gazze’de, Lübnan’da, Suriye’nin tamamında, Libya’da, Somali’de, Sudan’da uzun süredir devam ediyor. Dahası; bu savaş Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Adalar’da zaten devam ediyor.


YUNANİSTAN’IN HER HAREKETİ İSRAİL’İN PLANI, HAREKETİDİR.

Her ne kadar “dolaylı”, “örtülü” savaş görüntüsü verse de açık savaşa, çatışmaya bir adım kalmış halde sürdürülüyor. Hatırlatalım; savaşın bir cephesi de Pakistan-Hindistan çatışmalarıyla yaşanıyor.

Hindistan’ın her hareketi İsrail’in hareketidir. Yunanistan ve Rum Kesimi’nin her hareketi İsrail’in hareketidir.

Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan arasındaki üçlü savunma paktı, başka ülkelerin katılımı ile genişleyecek. İsrail ne kadar bölgesel ortaklar bulsa da, nehrin bu kadar güçlü akışına bir bent inşa etmesi mümkün değil. Onun bütün ezberleri, bugüne kadar Ortadoğu’daki ülkeleri ABD gücüyle sindirmesi ezberine dayanıyor. Ama bu ezber tarihi bitti.


“ERKEN SAVAŞ” PLANI: İSRAİL ABD VE AVRUPA’YA TUZAK KURUYOR.

İsrail Türkiye’yi “erken savaş”a provoke ediyor. Zamanını ve şartlarını kendisinin belirlediği bir çatışmaya çekmeye çalışıyor. Uluslararası yalnızlığı tam pekişmeden, Türkiye’nin bölgesel hazırlığı tamamlanmadan bu çatışmayı başlatarak ABD ve Avrupa’yı bir şeylere mecbur bırakmaya çalışıyor.

Ama Türkiye, bugüne kadar bütün çatışmaları kendi önceliklerine göre planlamış bir devlettir. Kolay gaza gelen, başkalarının çıkarları için maceraya atılan bir ülke değil. Zaman ve şartları kendi önceliklerine göre olgunlaştığında harekete geçer. Dolayısıyla böyle “terör örgütü” provokasyonları ile hareket etmeyecektir.


TÜRK-İSRAİL SAVAŞI MUTLAKA ÇIKACAKTIR!

O ‘GARNİZON’ KAPATILACAK.

Evet, Türk-İsrail savaşı mutlaka çıkacaktır. İsrail haritasının, siyasi tarihinin bitişine yol açacak, coğrafyayı temizleyecek ve uzun sürmeyecek bir darbe, İsrail’e mutlaka vurulacaktır.

İsrail bölge haritasında olduğu müddetçe coğrafya barışı olamayacağı nettir. İsrail halkının da “devlet olma ehliyetinin olmadığı açıktır. Öyleyse 20. yüzyıl için kurulan bu “Garnizon” mutlaka kapatılacaktır.

Ama nasıl ki FETÖ tasfiye edildi. PKK tasfiye edildi. İsrail’in operasyonel alanları kapatılıyor. Şimdi içerideki “yabancı unsurlar” tasfiye ediliyor. Nasıl ki Türkiye’nin içinde ve bölgedeki İsrail uzantılı yapılar eziliyor ve saha temizleniyor.

Türkiye’nin bir yol haritası var, belli. İsrail işte bu yol haritasındaki adımlar tamamlanmadan Türkiye’yi bir şeylere mecbur bırakmaya çalışıyor, o da net.

DÜN GÜNEYİMİZDE HARİTA ÇİZİYORLARDI BUGÜN TÜRKİYE İSRAİL SINIRINA YERLEŞTİ…

Ellerindeki nükleer silahlara güveniyorlar. Şam’ı yakma tehdidinde bulunuyorlar. Türkiye’yi nükleerle vurma tehdidinde bulunuyorlar. Ama nükleer silahların başka kimlerde olabileceğine dair sağlam bilgileri yok. Bunu yapmaya teşebbüs ederlerse İsrail diye bir devlet ve millet kalmayacağını düşünmüyorlar.

Daha dün PKK üzerinden Türkiye-Suriye sınırına yerleşmişlerdi. Türkiye’nin güney sınırlarına demir atışlardı. Haritalar çiziyorlardı. Daha dün Ankara’da rejim değiştirmeye, Erdoğan’ı devirmeye çalışıyorlardı.

Birkaç yılda ne oldu? Ellerindeki bütün silahları kaybettiler. Türkiye sınırına gelemez oldular. Ama Türkiye İsrail sınırına yerleşti. Golan’dan Gazze’ye, Doğu Akdeniz’den Lübnan’a bütün bölgede Türkiye’nin ezici gücü önlenemez hale geldi.


COĞRAFYANIN GELECEK PLANINDA İSRAİL OLMAZ…

BU BULAŞICI HASTALIK TEMİZLENECEK.

Daha beş yıl önce ABD ile, Avrupa ile, bazı Arap yönetimleri ile birlikte “Türkiye’yi durdurma” girişimleri yapıyorlardı. Şimdi bu tür saldırılarla, planlanmamış bir çatışmaya çekerek Türkiye’yi tek başına durdurmaya çalışıyor.

“Nasıl olsa Batı dünyası Yahudi devletinin imhasına izin vermez, Türkiye’yi vurur” ezberi ile hareket ediyor. Bir ABD-Türkiye savaşı, bir Avrupa-Türkiye savaşı planlıyor. Oysa o devleti artık Avrupa istemiyor. Biraz daha tartışmalar büyüsün ABD de istemeyecek.

Türkiye’nin ve coğrafyadaki ortaklarının, gelecek planlarında İsrail olmayacak. İsrail’in coğrafi varlığı olmayacak.

Aksi takdirde büyük coğrafyanın bir yüz yıl daha savaşlarla yüzleşeceğini herkes biliyor. Öyleyse bu kanser, bu bulaşıcı hastalık bölgenin tamamından temizlenmeli. Terör örgütleri nasıl temizleniyorsa İsrail de öyle temizlenmeli ve bu olacak.


BÖLGESEL SAVAŞ, Şİİ-SÜNNİ SAVAŞI TEZLERİ TUTMADI.

BÜYÜK “KIRILMA” BUDUR.

Onlar açısından bakalım: Bölgesel savaş tezleri tutmadı. Şii-Sünni savaşı tezleri tutmadı. Onların düşüncesi, Sünni Arap ülkelerini İran üstüne salmaktı. Böylece sonsuz bölgesel savaş patlayacaktı. En yakın ABD müttefiki, en sıkı İsrail dostu ülkeler bile bu oyuna gelmedi, tuzağa düşmedi.

Kendileri için savaşacak devlet bulamadılar. Türkiye’yi, Azerbaycan’ı harekete geçirmeye çalıştılar. “Tam müttefik” Arap ülkelerini harekete geçmeye zorladılar. Oysa Türkiye ve Türk dünyası, ABD’nin şu anki küresel aklının bile çok ötesinde bir gelecek hazırlığındaydı ve bu tuzağa düşmeleri mümkün değildi.

Artık “Türkiye İran’la savaşsın. Araplar İran’la savaşsın. Sünniler Şii İran’la savaşsın. Biz keyfimize bakalım” dönemi bitti.

Asıl kırılma budur. Irak ve Afganistan işgalinden bu yana devam eden, ABD-İsrail için mucizevi askeri strateji veya tezgâh ilk kez bozulmuştur.


TEL AVİV’İ YOK EDER, KUDÜS’Ü KURTARIR, TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ BIRAKMAZ!

TARİHE BİR SAYFA DAHA AÇILIR!

Ve Ortadoğu’da bütün savaşları bitirecek, bütün harita masalarını devirecek, bu “kabile devleti”ni haritadan silecek “asıl cephe” açılacaktır.

Türkiye İsrail’i işgal eder. Açık söylüyorum işgal eder. Tel Aviv’i yok eder, Kudüs’ü kurtarır. Milyonları İsrail’e akıtır, taş üstünde taş bırakmaz. İsrail’in devlet olma hakkı elinden alınır.

Ve bizim, Osmanlı’nın dağıtılmasında alınması gereken bir intikamımız var.

Yirminci yüzyıl parantezini kapattığımızda tarih zaten dönmüştü ama bunun sarsıntıları henüz daha net biçimde ortaya çıkmadı. Çıkacaktır.

İSRAİL BİR HAFTALIK DEVLET, TEL AVİV BİR GÜNLÜK ŞEHİR

Tarihe bakın, ne örnekler var. Hiçbir güç bu coğrafyada Türkiye’den habersiz harita çizemez. Bu bin yıldır böyle. Sadece yüz yıl ara verdik ve o süre bitti. Döndük... Herkes hesabını buna göre yapsın!

İsrail bir haftalık bir devlettir. Tel Aviv bir günlük bir şehirdir. Gerçekten böyledir.

Bunu en iyi İsrail bilir. Bu yüzden de “Hâlâ Avrupa’da bir kredim kalmışsa, hâlâ ABD askeri gücünü yönetme imkânım varken, son düşmanım Türkiye’yi de onlara hedef yapayım” diyor.

“ACIMASIZ İNTİKAM” İSRAİL’E YÖNELECEK.

Ama bir şeyi yanlış ölçüyor. Onların da Türkiye’ye yapabilecekleri bir şey yok. Yapmazlar da. Çünkü dünya İsrail ve ABD’den ibaret değil.

Bütün düğümler İsrail üzerinde kilitlendi. Dünyanın tamamının bu düğümün çözülmesine ihtiyacı var. Bu “Kabile Devleti” nükleer silahına, birkaç F-35’ine güvenebilir.

Ama insanlık tarihi, “acımasız intikamlar”ın tarihidir. O “acımasız intikam” İsrail’e yönelmiştir.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026