Yüksek enflasyonun yaşandığı bu dönemde dezenflasyon sürecini bozmadan ekonomik büyümenin hızlandırılması son derece önemlidir.
Devam eden dezenflasyon sürecinin başarılı olması, uygulanan istikrar programıma güvenin devamı ve yapılan fedakârlığın karşılığının görülmesi için hassas bir politika dengesini zorunlu kılmaktadır.
Peki, dezenflasyon sürecini bozmadan ekonomik büyümenin arttırılması için neler yapılmalıdır?
ARZ YÖNLÜ POLİTİKALARA ÖNCELİK
Enflasyonu artırmadan büyümeyi desteklemenin temel şartı, piyasadaki mal ve hizmet arzını genişletmektir. Yani arz yönlü politikalara öncellik sağlanmalıdır.
Enflasyonun düşürülmesi için azaltılan tüketici kredi imkanları, imalat sanayii, yüksek teknolojik teknoloji ürün, ulaşım, enerji gibi yatırımlara yönlendirilmesi temel öncelik olmalıdır.
Üretimi gerçekleştirecek firmaların enerji, lojistik ve hammadde tedarik maliyetlerini hafifletecek teşvikler, birim maliyetleri düşürerek üretimi arttırdığı gibi rekabet imkânı sayesinde ihracat için önemli avantajlar sağlayacaktır.
DIŞ FİNANSMAN İHTİYACININ KARŞILANMASI
Ekonominin ihtiyacı olan finansman açığını kapatmanın ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sağlamanın yolu, daha fazla uluslararası doğrudan yatırım çekmektir.
Uluslararası doğrudan yatırımlar sayesinde hem borçlanmanın miktarı azalacak hem de yüksek borçlanmanın neden olduğu yüksek faiz yükünün azalması sağlanacaktır.
Tesis edilen güven ortamı ve düşük risk primi, dış borçlanma maliyetlerini daha da düşürerek yeni yatırımları arttıracaktır.
İHRACAT VE YÜKSEK TEKNOLOJİK ÜRÜN ODAKLI BÜYÜME
Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan daraltıcı politikalar nedeniyle yavaşlayan ekonomik büyümeyi besleyecek kalem ihracat olmalıdır. Dolayısıyla iç talepteki daralmayı, dış talep ile telefi etmek gerekiyor.
İhracata yönelik politika tercihi bir yandan ihracatı artıracak diğer yandan döviz girişi için önemli bir adım olacaktır.
Diğer yandan, yüksek enflasyon döneminde sürdürülebilir bir ekonomik büyüme, üretimde verimliliği sayesinde daha çok üreterek ve ihracat gerçekleştirilerek hızlandırılabilir.
Bunun için de kaynaklar, üretim ve rekabet gücünü doğrudan destekleyecek ulaşım, enerji, yapay zekâ, dijital altyapı gibi stratejik yatırımlara aktarılmalıdır.
Ayrıca, yüksek teknolojik üretim için gerekli olan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik adımların atılması, reel sektörün verimliliğini, ihracat yapma imkanını ve yüksek teknolojik ürün üretim gücünü de güçlendirecektir.

