Basın özgürlüğü fetişizmi ve 28 Şubat'ın medya ayağı

Cemile Bayraktar
Cemile BayraktarYeni Şafak Gazete Yazarı
01:05, 11/03/2016, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Basın özgürlüğü fetişizmi ve 28 Şubat'ın medya ayağı

Marx'ın kavramsallaştırdığı "Yabancılaşma"nın sonucunda kişinin kendi ürettiği bir ürüne, emeği sonucu ortaya çıkan bir sonuca sanki o ürün, o sonuç kendinden menkûlmüş gibi muamele etmesine ve o ürünün, o sonucun üreticisine sahip olmasına Marx'ın felsefesinde "fetişleştirme" deniyor.



Fetişleştirme, doğal olarak bir çeşit tanrılaştırmayı da doğurur.



Modern insanın ve hatta post modern insanın fetişleştirdiği bir kavram bir de meslek grubu var: Özgürlük ve gazetecilik/basın.



Fetişleştirilmiş, tanrılaştırılmış kavram olan özgürlük ile aynı kaderi yaşaması sağlanmış gazetecilik/medya aynı zamanda birbirini besleyen kavramlar.



Bir çeşit illüzyon olan "Basın özgürlüğü" sloganı, siyasi/sınıfsal/ekonomik dengelerin sağlanması açısından fonksiyonel yönüyle her şekilde başarıya ulaşıyor. Çoğu kez faşizmi aklamak adına bile kullanılıyor.



İslamofobi hastası kesimlerin, özellikle Hz. Muhammed (SAV)'e yönelik hakaret karikatürlerindeki saldırganlığı örtme çabası "basın özgürlüğü" üzerinden yürütüldü.



FETÖ'nün mahkeme kararı sonucu kayyum atanan yayın organları, işledikleri suçları örtmek için "basın özgürlüğü" kavramını kullandı.



Can Dündar, MİT TIR'ları olayındaki ihanet haberini "basın özgürlüğü" üzerinden örtmeye çalıştı.



Tanrılaştırılmış iki kavram, çeşitli suçların, ihlâllerin devamlılığında muazzam bir kamuflaj olarak iş gördü.



Ankara'da canlı bombalar sivillere yönelik saldırı yaptığında Manuel Castells ifadesiyle artık "ağ toplumu"na dönüşmüş bir dünyada, sorumsuz ve bilinçsiz insanlar bu acıyla ilgili istismarda bulunmasın diye kısa süreli internet erişimi engellenmesi, terörden beslenmek isteyenlerce yine "basın özgürlüğü" kavramı ortaya sürülerek çarpıtıldı.



2015'in son aylarında Sözcü Gazetesi, "Çocuk Pornosu İndiren Kişi İlâhiyat Profesörü çıktı" başlığıyla yalan bir habere imza attı. Bu olay yargıya taşınınca bu yalan haber sonucu ağır zarar gören kişi, dava sürecinin habere erişiminin engellenerek devam etmesini talep etti. Dava sonucunda iftira atılan kişi aklandı. Ancak bu yalan haberde olayın müfterileri, "haber yapmak yasak" tepkisi ile yine "basın özgürlüğü" karinesinden ekmek yemeye çalıştılar.



Yalan, çarpıtma, iftira gibi kötü niyet güden haberler "basın özgürlüğü" fetişizmiyle kendilerine dokundurmadan öyle rahat yürür oldular ki, "ağ toplumu"nun zararı azalsın diye yine bir ağ toplumu ürünü olan Twitter üzerinden " @gununyalanları " adlı bir hesap/internet sitesi ciddi gazetecilik emeğiyle bir site açarak, bu zararı azaltmak için çalışmaya başladı.



Güncel gündemden biraz daha geri gidecek olursak, Türkiye yakın tarihindeki darbelere bakacak olursak, "basın özgürlüğü" fetişizmi üzerinden her türlü darbe zemininin hazırlandığını, her türlü usûlsüzlüğe imza atıldığını görüyoruz.



Özellikle 28 Şubat gibi çok fonksiyonlu bir darbede en baskın kurum basındı. Basın hem darbeye zemin hazırlıyordu, hem darbenin amacını saptırıyordu hem de yolsuzluklarının üzerini örtüyordu. Bakın mesela bir medya patronu olan Dinç Bilgin, zamanında bir röportajda Fadime Özkan'a neler anlatmış:



"O dönemde herkes başkasının işini yapmaya başlamıştı, gazeteler hükümetleri kurup indiriyor, askerler nasıl gazete çıkarılacağını tarif ediyor - gerçi hâlâ ediyorlar ama- yargı kendisini yasamanın yerine koyuyor. O dönemde pek çok yanlış yaptık.



Benim bir Etibank maceram oldu. Herkes banka hortumlarken ben banka için gazetemi hortumladım."



28 Şubat'ın medya ayağının yaptıklarını daha sonra maddi krizlerle ödeyecek olan Türkiye, bugün ancak 15 yıl sonra olanlarla ilgili soru sorabiliyor. Star Gazetesi'ndeki haber ise şu şekilde:



"Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 28 Şubat post-modern darbesinin medya ayağına yönelik soruşturmayı genişletti. Medya ayağına dair incelemeler için düğmeye basan savcılık, Doğan Medya Grubu hakkında Başbakanlık Özelleştirme İdaresi'nden detaylı bilgi istedi.



Savcılık, POAŞ ihalesindeki haksız iddialara dair o dönem işlem yapan ve talimatları verenlerin kim olduğunu sordu. Soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla ifade veren işadamı Hayyam Garioğlu, “POAŞ ihalesini ilk ben aldım. Ancak Mesut Yılmaz ihaleyi başkasına vermiş. Daha sonra Aydın Doğan, POAŞ'ı aldı. Basın gücünü kullanarak kâr elde etti. Sadettin Tantan'ı, bakanlıktan aldırttı. Dinç Bilgin, Erol Aksoy ve Cem Uzan'a medya gücünü kullanarak saldırdı” dedi."



Tanrılaştırılan basın ve özgürlük kavramlarının tiranlaştığı bu coğrafyada, Türkiye'nin maddi ve manevi açmazlarının en yoğun yaşandığı 28 Şubat ve sonrasında halen devam eden 28 Şubat ruhunu barındıran Gezi, 17/25 Aralık darbe kalkışmalarında da "basın" üzerinden "özgürlük" kavramı kullanılarak faşist bir sistem yüceltilip, demokratik ve eşitlikçi adımlar "diktatörlük" olarak lanse edildi. Bu noktada yine en yoğunluklu iş görücü Doğan Medya idi. Doğan Medya Twitter hesabından atılan "HDP'ye oy ver diktatörden kurtul!" twiti halen hafızalarda taze...



Ak Parti hükûmetine yönelik darbe girişimleri olan Gezi ve 17/25 Aralık süreçlerinin yalnızca zorunlu laikleştirme arzusu yoktu. Bu kalkışmaların hedefinde aynı zamanda sermayeyi tek bir elde toplamaya kalkan, bayi patron olan, ayağı bu toprakta başı Batı'ya hizmet eden, bu toprağı sömüren sermayedarların ezici kapitalist amaçlarına çomak sokan "Yeni Türkiye" vardı. Ciddi anlamda sınıf çatışması vardı. 28 Şubat'ın aktörleri vardı. 28 Şubat'ın medya ayağı vardı.



Bugünün Türkiye'si eğer yarının da Türkiye'si olmak istiyorsa, mevcut adımlar daha sağlam ileriye dönük atılmak isteniyorsa, 28 Şubat'ın basın ayağının, "basın özgürlüğü" fetişizminin açtığı kuyulara düşmeden yargılanması elzemdir. Ne basın ne de özgürlük kavramını istismar edenlerin çığırtkanlıkları bu icraatı engellememelidir.



Benimde naçizane bir köşesinde durduğum basının tanrılaştırılması, eğer engellenmezse tarih tekerrür eder, merkezden adalet alınır ve merkeze patron/holding gazeteciliği çıkarı yerleştirilir, böylece Eski Türkiye kuyularında döner dururuz.



FETÖ'nün, Selam Tevhid Kumpası ile dinlediği tüm gazete ve gazetecileri şöyle bir gözünüzün önünden geçirin, bu kişiler ve kurumlar 28 Şubat döneminde mağdur edilen, susturulan, mevcutta bugün de aynı şekilde mağdur edilmek istenen, susturulmaya çalışılan yayınlardır. Bu yayınları susturmak isteyenler ise işledikleri suçları "basın özgürlüğü" karinesinden örtmeye çalışan kesimlerdir. Tiranlaştırılmış, fetişleştirilmiş kavramlar da en âlâ hizmetkârlarıdır, aynı hizmetkârları ellerinden alıp, hakkaniyetli bir basın özgürlüğü için kullanmak boynumuzun borcudur. Benim huzurlu hayatımı bozarak şu en zor dönemde gazeteciliğe adım atmamın yegâne niyeti de budur.


Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026