468 milletvekiline teşekkürler

Ayşe Böhürler
Ayşe BöhürlerYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 22/08/2026, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
468 milletvekiline teşekkürler

Biz kadınlar meselelere erkeklerden başka bakarız. Detayları, duyguları, kök sebepleri bazen düz akılla kavranamayacak pek çok şeyi görürüz. Büyük hikâyenin içinde, geçmişte bir gazeteci, televizyon yapımcısı şimdi ise “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında bu sürece katkı veren komisyon üyesi ve hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a oy veren bir milletvekili olarak kendi kişisel hikâyemle bir mikro tarih yazısı olarak bu süreci anlatmak isterim.

Kürt meselesi ülkemizin bir gerçekliği olarak bizimle büyüdü. Bu ülkeye dair olan biten her şey gibi hayatımıza hep eşlik etti. Marksist Kürt öğrencilerin 1978’de Diyarbakır Fis Köyü’nde Türkiye›ye karşı ‹›Kürt ulusal kurtuluş mücadelesi›› adıyla sosyalist bir Kürt devleti kurmak için silahlı mücadele başlatmalarından bu yana 48 yıl geçti.

Örgütü ilk olarak o yıllarda lise arkadaşımın sınıfa yapılan baskın ile gözaltına alınmasıyla duydum.12 Eylül askeri darbesi ile birlikte başlayan üniversite hayatımızda en sert askeri uygulamaların ve sonuçlarının tanığı olmamız kaçınılmazdı. Üniversitede yakın arkadaşlarımdan birisi giderek militanlaşacak olan ve bir daha haber alamadığım bir Kürt kızıydı.

Üniversite sonrası dahil olduğum İslami hareket içinde hapisten çıkanlar, ülkücü ve sol hareketten gelenlerle Kürt kökenli arkadaşlarımız da vardı. Bu konu diğer meseleler gibi en önemli tartışma konularımız arasında yer aldı.

1992 yılında İzlenim Dergisi’nde çalışmaya başlayınca bu konuya farklı bakan pek çok insanla tanıştım. Bunlardan birisi de Nokta dergisinin yayın yönetmeni Ayşe Önal oldu. Irak’tan Suriye’ye hazırladığı dosya haberlerle olayın uluslararası boyutunu da ortaya koyuyordu. Daha o yıllarda bile Kürt meselesi bir bölge ve aynı zamanda bir Suriye meselesiydi. Türkiye’nin en uzun sınırı olan Suriye sınır çizgisi 1921’de Fransa ile Türkiye arasında kabul edilmiş olsa da Cizre-Nusaybin sınır anlaşmazlığına, 1930’da Hatay’ın bağımsız bir devlet olması da eklenince 1940’a kadar belirsiz kalmıştı. Ancak hükümetimize kadar tartışmalı alanlar hep olmuştu. Nitekim Öcalan da 1979’da Suriye’ye geçmişti. Kendi Kürtlerini Hama’da görülmemiş bir vahşetle katleden Baba Esad, Türkiye Kürtlerinin mücadelesinin sponsoru olmuş, Öcalan, çıkarıldığı 1999 tarihine kadar Suriye’de yaşamıştı.

1993’te Özal “şiddet yoluna karşı barış” projesini başlattı ve PKK ilk ateşkes ilan etti. Ancak proje başlamadan çöktü. Ardından Bask modeliyle gündeme gelen Çiller, PKK’yı askeri yöntemlerle sona erdirmeyi amaçladı. “Düşük Yoğunluklu Savaş” ismiyle bilinen dönemde 2500’den fazla köy ve mezra boşaltıldı.

Televizyonda sabah kadın kuşaklarının yapımcısıydım. Şehirleri kadınların gözünden tanıtan bir bölüm hazırlıyorduk. Bölgeye ilk gidişim de bu vesileyle oldu. 1997 yılında Diyarbakır, Mardin, Siirt, Urfa, Batman’ı kapsayan bir televizyon çekimi organize ettik. Olağanüstü Hal vardı, saat beşten sonra sokağa çıkmak yasaktı. Diyarbakır surlarından başlayan çekimlerimiz, sürekli terör uyarıları ile kesilse de kırsalda, şehirlerde devam etti. Kadınları dinledik ve insanların devlet ve örgüt arasında sıkışmışlıklarına, kimliklerini ifade etme taleplerine, korkularına tanık olduk. Bu çekimlerde ve daha sonra siyasi hayatımda rakamlar kadar bu meselenin halkımızın kalbinde açtığı yaralara da dikkat kesildim.

Terör, bölgedeki zengini fakiri ayırt etmeden herkesin hayatını etkiliyordu… 1997 yılında Güneydoğu çekimlerinden döndüğümüzde sosyolojideki değişimi görmüştük. Baskı, insanları örgüte yakınlaştırıyordu. Yasaklı yıllardı, Kürt sorunu demek bile yasaktı. O günlerde hapisten çıkan Sırrı Sakık’ı İskele Sancak’a konuk almış, yasaklı kelimelerle bir programı canlı yapmanın zorluğunu hep beraber yaşamıştık.

Bu arada dünya değişmeye devam ediyordu. Sovyetler dağılmıştı. Türkiye, Irak’ın kuzeyine PKK’yı hedef alan sınır ötesi operasyonlara başlamış, 1999’da Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesi ile birlikte PKK ateşkes ilan etmişti. Amerika 11 Eylül’ü yaşamış, dünya El Kaide diye bir örgütten haberdar olmuştu. Amerika soğuk savaş döneminde Sovyetler etkisi altında olan Baas rejimlerini değiştirmeye karar vermiş, rotasını Ortadoğu’ya çevirmişti.

Türkiye’de ise R. Tayyip Erdoğan liderliğine AK Parti, girdiği ilk seçimi büyük çoğunlukla kazanmış ve hükümet değişmişti.

Sanırım 2000’li yıllarda AK Parti kurucusu olmamda bu tanıklıkların payı büyüktür. Bütüncül bir bakış açısına sahip olmadan, sorunları oluşturan sebepleri görmeden, insan olmanın onurunu koruyan bir siyaset inşa edemezdik. O yıllarda Alev Alatlı’nın nekrofil ve biyofil olmayı bir tercih olarak koyması önemliydi. Ölümü değil, yaşatmayı seçen tarafta olmayı tercih ettik. Ülkemizi güzellikleri ve zorluklarıyla seviyorduk ve sorunlara gözümüzü kapatarak, onları inkâr ederek yok edemeyeceğimizi biliyorduk. Bizimkisi etnisite milliyetçiliği değil, turna milliyetçiliğiydi.

AK Parti’nin kuruluş öncesindeki Afyon toplantısında ortak mesajımızın “anneler ağlamasın” olması gerektiğini söylediğimde Dengir Mir Mehmet Fırat yanıma gelmiş ve dostluğumuz öyle başlamıştı. 25 yıl AK Parti’de geçen kurucu ve 15 yıl MKYK üyesi olarak ve üç yıldır da milletvekili olarak yürüttüğüm siyasi hayatımda, pek çok dönüm noktasında tek derdimiz “tek bir insan daha ölmesin, tek bir anne daha ağlamasın” oldu. İnsanın bir sarf malzemesi olarak kullanılmasına karşı çıkan siyasi çizgimiz hiç değişmedi.

Dünya ise son elli yılda binlerce yılda görülmemiş bir hızda değişti.

Ve bugünlere geldik:

Terörsüz Türkiye projesi gelecek kırk yılımızı şekillendiren projedir. Bu süreçte emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Devlet Bahçeli’ye, Sayın Numan Kurtulmuş’a, Meclisimizin her partiden yasaya kabul veren tüm vekillere teşekkür ediyorum.

Burada atacağımız her iyi adım bütün bölgede büyük bir güvenlik ve huzura geçiş anlamındadır.

Bu sürecin çok değerli olduğuna herkes hemfikir olsa da bir kısım insanların sadece Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın liderliğini güçlendirebileceğini düşünerek sürece destek vermediklerini görüyorum. Bunlar ülkeyi düşünmüyor, kendi siyasi geleceklerini hesaplıyorlar. Bu affedilmez bir suçtur. Eğer bir lider, toplumun yarım asır süren trajedisini çözmek için (bunca hayal kırıklığına rağmen) elini taşın altına koymuşsa elbette halkının teveccühünü tekrar hak edecektir. Ayrıca bunu başarmak her siyasetçinin harcı değildir.

Bu topraklarda şehitlerimiz, öldürülen aydınlarımız, suikasta kurban giden komutanlarımız var, hüznümüz, şehitlerimize minnetimiz baki. Ancak bizim 48 yıldır yaşadıklarımızı gençlerimiz yaşamaya devam etmesin istiyoruz. İslam “selim” kelimesinden gelmiştir ve “sulh” dünyanın en güzel kelimesidir.

Bu yasanın 468 evet oyu ile çıkması gelecek kuşakların refahı için tarifsiz bir hediyedir.

Ülkeme hayırlı olsun.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026