“Hoşça kalın” derken

Davut Dursun
Davut DursunYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 28/07/2009, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
“Hoşça kalın” derken

Yaşanan pek çok sorunun temelinde basit ama kalıcı bazı faktörlerin veya zihin dünyamıza derinlemesine sızmış duruş ve tavır alışların yattığını gözlemlemek mümkün. Bir toplumun zihniyet yapısına damgasını vuran kültür dünyamızın eylem ve tavır alışlar üzerindeki etkisi herkesçe biliniyor. Dolayısıyla hepimiz içinde gözlerini açtığımız bir kültür ortamında doğar ve kendi dışımızda oluşmuş bu dünyanın zihnimizi şekillendirmesine teslim oluruz.

Eylem ve davranışlarımızı anlamlandırmada içinde doğduğumuz kültür dünyasının verili değerleri belirleyici oluyor. Buna direnmek, başka anlamlandırma normlarından haberdar olmak ve farklı değerlendirme biçimlerini bilmekle mümkün olabilir. İçinde yaşadığımız toplum ve kültürden başka bir toplum ve kültürden haberdar olmayan birinin kendi kültür dünyasına eleştirel bakmasını düşünmek mümkün değildir.

Bu satırları şu birkaç gün içinde yaşadığım gelişmeleri değerlendirirken yapma ihtiyacı duydum. Sevgili okurların bildikleri gibi Yeni Şafak''ta çıktığı günden bu yana sürekli yazıyor ve genel olarak toplumu, toplumsal olayları ve gelişmeleri anlama, açıklama, olup bitenlerin geri planındaki temel etkenleri yakalayabilme, gelişmelere eleştirel bakma çabası içinde bulunuyorum. Bu tavrımın temelinde meslek olarak icra etmeye çalıştığım sosyal bilim alanındaki bilim adamlığı sıfatının yattığını düşünüyorum. Zira sosyal bilimlerle ilgilenen bir kişinin temel misyonunun içinde yaşadığı toplumu, olayları ve gelişmeleri anlamak, açıklamak ve belli kriterlere göre yorumlamaktır. Bilim adamının anlama ve açıklama çabaları sistematik ve belli kurallara göre yürütülmesi gereken bir etkinliktir. Bunun gelişi güzel yapılması düşünülemez. Bilimsel yöntem dediğimiz kurallar bütünü bunu karşılamaktadır. Bu durumda farklı bilimsel yöntemler kullanan kişiler farklı anlama ve açıklama çabaları ortaya koyarlar.

Yazının başında dikkat çektiğim olayların temelinde yatan basit ama kalıcı faktörlerin başında farklı olana karşı takındığımız tahammülsüzlüğün olduğunu düşünüyorum. Evet her şeye rağmen hâlâ toplum olarak farklı olana tahammül edemiyor ve herkesin bizim gibi olmasını, bizim gibi düşünmesini, bizim gibi oturup kalkmasını, bizim gibi giyinmesini, bizim gibi inanmasını, bizden farklı olmamasını istiyoruz.

Farklı olana karşı gösterilen tahammülsüzlük dönüp dolaşıp toplumsal pek çok olayın geri planındaki ana sebebi, demokrasiyi pekiştirememenin arka planını, çoğulcu bir toplum kuramamanın başlıca saikini oluşturmaya kadar varıyor. Aslında burada çok ciddi bir çelişki de yaşıyoruz. Toplumsal hayat dediğimiz dünya, temelde farklılıklar üzerinde kurulu ve farklı olanlar arasındaki ilişkilerden oluşan bir alandır. Bütün mesele tabii olarak varolan farklılıkların kabul görmesi, bunun bir gerçeklik olarak görülmesi ve sürdürebilmesi için uygun çabanın gösterilmesidir. Farklılıklar karşısındaki tavrımızın ve tahammülsüzlüğün Türkiye''nin demokratikleşme ve çağdaş normlarda bir toplum olma çabalarının önündeki en ciddi engellerden biri olduğu açıktır. Mesela Türkiye''nin laiklik uygulaması hakkında farklı bir açıklama ve anlamlandırma içinde olmak akla gelmedik şekillerde eleştiri konusu olabilmektedir. Oysa ki Türkiye''nin siyasi hayatıyla ilgilenen bir sosyal bilimcinin konuya eleştirel bakması, farklı anlama ve açıklama modelleri geliştirmesinden daha tabii ne olabilir! Farklı olanı anlamaya çalışacağımıza mahkum etmeyi tercih etmemiz elbette şaşırtıcıdır.

Sözü şuraya getirmek istiyorum: yayın hayatına başladığı günden beri dünyanın neresinde olursam olayım, kimi otobüste veya uçakta seyahat ederken, kimi şehirden uzak bir yerde bulunurken, vakit sıkıntısı çekerken, hiç ara vermeden, izin filan düşünmeden sürdürdüğüm yazılara bir süreliğine ara vermek istiyorum. Üniversitedeki öğretim üyeliğinin yanında geçen hafta üstlenmiş olduğum Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığı görevinin sorumluluğu nedeniyle gereksiz polemik ve tartışmalara yol açmamak için bu kararı almış bulunuyorum. Benden dolayı kurumun yıpranması ve gereksiz tartışmaların yaşanmasını istemiyorum.

Sevgili okuyucuların beni anlayacaklarını ve mazur göreceklerini umuyorum. Şimdilik hoşça kalın diyor ve teşekkür ediyorum.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026