Fethiye Camii Anadolu’daki ilk Ayasofya
04:00, 17/08/2026, Pazartesi
Yeni Şafak

Ani Ulu Camii
Son yıllardaki arkeolojik bulgularla Türklerin Anadolu’daki tarihine ışık tutan Ani, fethinin 962. yıl dönümüyle yeniden gündemde. Türklerin Anadolu’ya giriş kapısının Malazgirt değil, Ani olduğunu belirten Doç. Dr. Muhammet Arslan, “Fethin ardından kentin en büyük yapılarından biri olan katedral Fethiye Camii oldu. Cami tabiri caizse Anadolu’nun ilk Ayasofyası kabilindedir” dedi.
UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri, Türklerin Anadolu’daki ilk dönemine ilişkin dikkat çekici arkeolojik bulgulara ev sahipliği yapıyor. Fethin 962. yılı münasebetiyle Ani tarihi ve medeniyeti hakkında konuştuğumuz Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, Sultan Alparslan’ın 1064’teki fethiyle Ani’nin Türklerin Anadolu’ya açılan ilk kapısı olduğunu belirtti. Kazılarda ortaya çıkarılan kaya mescidi, erken Türk-İslam mezarlığı ve suda doğumda kullanıldığı değerlendirilen taş küvet ise kentin az bilinen tarihine ışık tutuyor.
FETHİYE CAMİİ İLK AYASOFYA
Ani’nin fethinin Malazgirt Zaferi’nden yedi yıl önce gerçekleştiğine dikkat çeken Arslan, kentin Türklerin Anadolu’ya girişinde özel bir konuma sahip olduğunu belirtti. Fethin ardından kentin en büyük yapılarından Katedral’in camiye dönüştürülmesiyle oluşturulan Fethiye Camii’nde 16 Ağustos 1064’te ilk cuma namazının kılındığını aktaran Arslan, “Türklerin Anadolu’ya açılan kapısı olarak 1071 yılındaki Malazgirt Zaferi öne çıkarılsa da aslında Türklerin Anadolu’ya ilk kez Ani’den giriş yaptığı apaçık ortada. Ani’deki Fethiye Camii, tabiri caizse Anadolu’nun ilk Ayasofyası kabulündedir. Burası aynı zamanda Anadolu’daki ilk şehrimizdir. Dolayısıyla Türk-İslam medeniyetinin başlangıç noktası olarak ilk camimiz, ilk mescidimiz ve ilk mezarlığımız gibi birçok eseri bünyesinde barındırıyor. Bu bakımdan Ani, yalnızca askeri bir fetih alanı değil; aynı zamanda Anadolu’da yeni bir medeniyet tasavvurunun inşa edilmeye başlandığı ilk merkezdir” dedi.

SURLARDA ASLAN KABARTMASI
Ani’de Türklerin bölgedeki varlığını belgeleyen en önemli buluntulardan biri ise kuzey dış surlarında bulunan kûfî kitabe. Fethin ardından surların onarımı sırasında yerleştirilen dört satırlık kitabede, Büyük Selçuklu Devleti’nin sembollerinden ‘aslan’ kabartması da bulunuyor. 2021’de Fethiye Camii’nin güneybatısında başlatılan kazılarda ise yaklaşık 1500 metrekarelik bir mezarlık alanı ortaya çıkarıldığını dile getiren Arslan, “Sekizgen gövdeli kümbet kalıntısı, sanduka biçimli mezar taşları ve akıt tipi mezar odalarının bulunduğu alan, Anadolu’daki erken Türk-İslam mezarlıklarından biri olarak değerlendiriliyor. Eski fotoğraflar, burada aynen Ahlat’taki Selçuklu mezarlığında olduğu gibi tezyinatlı mezar şahidelerinin varlığını da ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.

Ani Sanat Okulu
- Ani’nin Türk sanatı için de özel bir önem taşıdığını belirten Muhammed Arslan, şu ifadeleri kullandı: “Ani kazılarında taş malzemeden kemik malzemeye, pişmiş topraktan cam eserlere, ahşaptan tekstil ürünlerine varıncaya kadar her malzemeden eseri görmek mümkün. Seramik üretimine dair bazı buluntular, sanat ve sanatçıya sahip çıkan, üretimlerinde onları destekleyen Ani’ye özgün bir sanat okulunun varlığını güçlü bir şekilde düşündürüyor.”

Kayaya oyulmuş mescid
- Kentin Türk-İslam mirasına ilişkin yeni bulgulardan biri de 2024 kazılarında ortaya çıkarılan Divin Kapısı Kaya Mescidi. Sivri kemerli mihrap nişi, mihrap önündeki küçük kubbeli bölümü ve kandil nişleriyle dikkat çeken yapı, Anadolu’daki erken Türk cami mimarisinin ilk örneklerinden biri olabileceği düşüncesiyle önem taşıyor. Ani’de Selçuklu dönemine ait Ulu Camii de erken Türk-İslam mimarisinin önemli örneklerinden biri.

Hayat
400 yıllık dizeler rap ritminde: Yapay zekâ Mısrî’nin dilini sadeleştirmek istedi

Hayat
İpliği yemek yapar gibi hazırlanıyor: ‘Gümüşhacıköy kıvratma dokuması’nı 50 yıl sonra yeniden dokudular

Hayat
İslam Sanatları 'Hâne' sergisiyle Erzurum'da: Tarihi Yakutiye Medresesi'nde ziyarete açıldı

Hayat
Deprem sonrası yenilenen Gaziantep Arkeoloji Müzesi yeniden ziyarete açıldı