Abdullah Gül"ün Cumhurbaşkanı seçilmesinden bu yana 7 yıl geçmiş. Ne de çabuk geçti! Oysa Gül"ün seçilme süreci çok bunaltıcı geçmişti. O günlerde Türkiye keskin bir virajda seyrediyordu. Ülkenin üzerinde kara bulutlar dolaşıyordu. Gül"ü Çankaya"ya çıkarmamak için döndürülen dolaplar milletin sinesinde ters yüz oldu. Bütün barikatler milletin verdiği güç sayesinde dümdüz edildi. Sandık milletin önünde oldukça hiçbir engel kalıcı değildir.
"Yeni Türkiye" vaat eden ve gereğini yapanlara millet sinesini hep açmıştır. "İttihatçılar" bile "Yeni Osmanlı" vaat ettikleri için ilk başta cazibe merkezi oldular. Ülkeyi 33 yıldır yöneten Sultan Abdülhamit değişim yönündeki bu gelişmeyi engellemek yerine önünden çekilmeyi tercih etti. "İkinci Meşrutiyet" ülke sathında adeta şenlik havasında karşılandı. Bu tarihi şansı iyi kullanamayan İttihatçıların "Yeni Osmanlı rüyası" hezimetle son buldu.
Elde kalan topraklar üzerinde kurulan "Türkiye Cumhuriyeti" de bir "Yeni Türkiye" hedefi koymuştu milletin önüne. Kazım Karabekir Paşa ve arkadaşları tarafından kurulan "Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası"nın kapatılmasıyla Yeni Türkiye rüyasına gölge düştü. CHP"nin temsil ettiği rejim ile millet arasındaki makas açıldı. Kemalistlerin Yeni Türkiye rüyası milletin geniş kesimlerinde makes bulmadı. Kemalist seçkinlerin rüyası ile Milletin rüyası çelişiyordu. "Seçkinlerin Türkiyesi" ile "Halkın Türkiyesi" farklı kulvarlarda seyrediyordu. Yönetici sınıf ile halk ayrı ayrı dünyalarda yaşıyordu.
1946"da CHP hileli bir seçim ile "Demokrat Parti"nin iktidarını geciktirmişti. Çok partili rejime geçiş döneminin ilk seçimleriydi. 1950"deki seçimde CHP ve İsmet Paşa millet iradesine teslimiyet göstermek mecburiyetini hissetti. "Birleşmiş Milletler" kurucu üyesi olarak Türkiye "Tek parti rejmi"nden "çok partili demokrasi"ye geçmeyi vaat etmişti. İçerde tutucu bir karakter sergileyerek değişime direnen CHP"ye milletin tahammülü kalmamıştı. "Demokratlar"''Yeni Türkiye" vaat ettikleri için 3 dönem iktidar oldular.
Millet iradesiyle gelen"Adnan Menderes Hükümeti" askeri darbeyle devrildi. Menderes"i katlederek milleti kontrol altına aldıklarını zanneden darbeciler 1961"deki seçimlerde hayal kırıklığına uğradılar. Millet CHP"ye tek başına hükümet etme gücü vermedi. DP"nin "Yeni Türkiye" vizyonunu devralan "Adalet Partisi" iki dönem iktidar oldu. AP Lideri Süleyman Demirel hükümet etmede zaaf gösterince, millet Bülent Ecevit"in "Yeni CHP"sine 1973 seçimlerinde bir cemile yaptı. Seçimlerden CHP birinci çıktı. Ecevit"in milletin teveccühünü kazanma yönündeki gayreti semeresini vermişti.
Millet kendi yolunda azimet ettiklerine inandığı siyaset adamlarına ne istediyseler verdi. "Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olamaz" dediler, Millet onu Cumhurbaşkanı yaptı. "Tayyip Erdoğan muhtar bile olamaz" dediler, Millet onu Başbakan, sonra da Cumhurbaşkanı yaptı. Yeni Türkiye vaat ettiği için "AK Parti" 12 yıldır iktidarda.
Hem AK Parti, hem muhalefet partileri milletin kadirşinaslığını bir an için bile olsa hatırdan çıkarmamalılar. "Millet yolunda azimet gösterenler" milletin desteğini hep kazanırlar. Bu yolda zaafa düşen partiler er ya da geç silinip giderler. Millet yolunda muhalefet bile şerefli bir görevdir. Yeter ki muhalefet partileri bu görevi doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde icra etsinler, Hükümetlerin gidişatını millet hesabına denetleyici rol oynasınlar. Zira iktidara giden yol milletin gönlünü kazanmaktan geçiyor.
Başlıklar :

